pompaakademisi

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Reklam
Anasayfa 1. Temel Kavramlar 1.44. Pompaların Yol Alma Momenti Karakteristikleri

1.44. Pompaların Yol Alma Momenti Karakteristikleri

e-Posta

Bir pompanın sıfır hızdan (n=0) nominal hıza (n=nN) kadar hızlandırılması olayı “yol alma” olarak tanımlanır. Yol alma sırasında tahrik motorunun (döndüren makine) momentinin pompa (döndürülen makine) momentinden büyük olması gerekir. Pompa momenti (MP) ile motor momenti (MM) eşitlendiğinde (C Noktası) pompa nominal hıza ulaşmıştır (Şekil 1). Bu noktadan itibaren debi değiştirilmedikçe pompa sabit hızda çalışacaktır.

 

 

 

 

Pompaların dönme momenti, benzeşim kurallarına göre hızın karesi ile orantılı olarak değişir.

 

 

 

 

Teorik olarak sıfır hızda pompa kalkış momentinin de sıfır olması gerekir. Ancak yatak ve salmastralardaki statik sürtünmeler nedeniyle gerçekte pompa kalkış momenti (MK), nominal momentin (MN) %5’i ile %20’si arasında bir değerdedir. Pompa yol alma momenti sıfır hızdan itibaren (A Noktası) azalarak nominal hızın %15-20 değerinde minimum değere (B Noktası) ulaşır. B Noktasından itibaren yol alma momenti hızın karesi ile orantılı olarak artar.

 

 

Pompaların M=f(n) yol alma momenti karakteristikleri; özgül hıza ve yol alma sırasında pompa çıkış vanasının açık veya kapalı konumda olmasına göre özellik gösterir. Aşağıda değişik tip pompaların yol alma karakteristikleri gösterilmiştir.

 

 

a. Basma vanası kapalı santrifüj pompa


1. Küçük (hafif) çarklı

 

2. Atalet momenti yüksek, ağır çarklı

 

Kapalı vanada yol verilen santrifüj pompanın momenti sıfır hızdan (A Noktası) itibaren hızın karesi ile orantılı olarak artarak nominal hızda (B Noktası) nominal momentin yaklaşık %30-%50 değerine ulaşır (Şekil 2). AB noktaları arasında debi sıfırdır. B noktasından itibaren basma vanası açılarak C noktasında pompanın nominal çalışma noktasına ulaşılır. Kapalı vana (B Noktası) ile nominal nokta (C Noktası) arasında pompa hızı yaklaşık sabit kalmaktadır (n=nN≈sabit). Yol alma sırasında çalışma noktasının H=f(Q) karakteristiği üzerindeki konumu Şekil 3’te gösterilmiştir.

 

 

 

A-B: Kapalı vanada (Q=0) hızın sıfırdan nominal hıza (nN) ulaşması.

 

B-C: Sabit nominal hızda (n=nN) vananın açılarak debinin nominal debiye ulaşması.

 

 

 

b. Basma vanası açık, çek-valfli sistemde santrifüj pompa


Basma hattında çek-valf olan bir tesisatta pompaya basma vanası açık olarak yol verildiğinde, sıfır hızdan (A Noktası) itibaren, moment ve çıkış basıncı hızın karesi ile orantılı olarak artar (Şekil 4). Hız n’ değerine ulaştığında, pompa manometrik yüksekliği tesisattaki statik yükten fazla olduğundan çek-valf açılmaktadır (B Noktası, H=H’). Çek-valf karşı basınca bağlı olarak nominal dönme hızının %70-%85 değerleri arasında açılır. B noktasından itibaren hız ile birlikte debi de artarak C noktasında nominal hıza (n=nN) ve nominal çalışma noktasına (Q=QN, M=MN) ulaşılır.

 

 

c. Basma vanası açık, çek-valfsiz, statik yükü sıfır sistemde santrifüj pompa


Bu yol verme yöntemi çok kısa boru hatlarında veya boru tesisatındaki sıvı kütlesini akış haline getirmek için gerekli zamanın pompa tahrik motorunun yol alma süresinden küçük olduğu sistemler için uygulanır. Yol alma süresinde, moment ve manometrik yükseklik hızın karesi ile orantılı artarak B çalışma noktasına ulaşır (Şekil 5). Çok uzun boru hatlarında basma borusundaki sıvı kütlesini hızlandırıp akışı sağlamak için gerekli süre motorun yol alam süresini aşabilir. Bu durumda tesisattaki sıvı kütlesi basma vanası kapalı tesisata eşdeğer davranış gösterir ve pompanın yol ama momenti karakteristiği (a) maddesindeki uygulamaya benzer.

 

 

d. Basma vanası kapalı karışık akımlı pompa


1. Küçük özgül hızlı

 

2. Büyük özgül hızlı

 

A-B: Vana kapalı iken (Q=0), pompa dönme hızının sıfırdan nominal hıza ulaşması (Şekil 6)

 

B-C: Pompa sabit dönme hızında (n=nN) çalışırken, vananın açılarak debinin sıfırdan nominal debiye çıkartılması

 

 

e. Basma vanası kapalı eksenel pompa


Eksenel pompalar kapalı vanada yol aldığında, hız nominal hıza ulaşmadan nominal moment aşılır (Şekil 7). Eksenel pompalarda, debi arttıkça mil gücü azalmaktadır. Kapalı vanada mil gücü maksimumdur. Bu nedenle, tahrik motorunun aşırı yüklenmesini önlemek amacıyla eksenel pompalara vana açık iken yol verilmelidir.

 

 

f. Basma vanası açık, basma boru hattı boş tesisatta eksenel pompa


Sıvıya dalmış olarak çalışan eksenel pompalara yol verildiğinde, dönme hızı sıfırdan (Şekil 8, A Noktası) itibaren artarken manometrik yükseklikte çok küçük bir artış görülür. B noktasında nominal hıza ulaşan pompanın bu noktadaki debisi maksimumdur. B noktasından itibaren pompa sabit hızda (n=nN) çalışarak basma boru hattını sıvı ile doldurmaya başlar. C noktasında tüm boru hattında sıvı akışı sağlanır. C noktasındaki debi pompanın nominal debisidir.

 

 

Basma vanası açık, basma boru hattı sıvı ile dolu tesisatlarda eksenel pompanın tahrik motorunun yol alma sırasında aşırı yüklenmesini önlemek amacıyla pompa çıkışı emme haznesine bir by-pass borusu ile bağlanmalıdır. Yol alma sırasında by-pass vanası kapalı durumdan açık duruma getirilerek pompa manometrik yüksekliği ve dolayısıyla mil gücü minimumda tutulur.

 

Yazarın izni ile yayınlanmaktadır.

 

Kaynak: Santrifüj Pompalar ve Pompa Tesisatları

 

 

Yazar:

Prof. Dr. Mete ŞEN

İstanbul Teknik Üniversitesi

Makine Fakültesi

Öğretim Üyesi

 

Yayıncı:

MAS POMPA SAN. A.Ş.

 

 

 

Yorumlar 

 
+1 #11 Mehmet Akif GÜL 15-01-2013 00:53
Kavitasyonda ana ölçü, tesisin NPSH(Mevcut) -bazı kaynaklarda ENPY- değerinin belli bir güvenlik marjı da bırakarak pompanın NPSH(Gerekli) değerinden büyük olup olmadığıdır. NPSH(Mevcut)-güvenlik marjı > NPSH (Gerekli) şartı sağlanıyor ise genellikle kavitasyon oluşmaz veya hasarsız olduğu düşünülen başlangıç kavitasyon vardır. Tesisattaki hava cepleri,akışkan içerisindeki çözünmüş gazlar gibi bazı faktörler de kavitasyonu hızlandırabilir . Vakummetreden (hattaki basıncın atmosfer basıncının ne kadar altında olduğunu ölçüsü) ölçtüğümüz vakuma atmosfer basıncın ekleyerek bulduğumuz değere, hız yüksekliğini ekler ve akışkanın buhar basıncını çıkartırsak tesisin ENPY(Mevcut) - akışkanın o noktadaki spesifik enerjisinden buhar basıncının çıkartılması ile bulunan değer- değerini buluruz. Bu değer pompa eğrilerinden okuduğumuz ENPY( gerekli) değerinden büyükse kavitasyon olmayacağını/şiddetinin az olacağını söyleyebiliriz. Tabii burada önemli olan pompanın girişindeki ENPY(Mevcut) değeridir. Ölçüm noktamız emme flanşından uzaksa aradaki kayıpları da hesaba katmamız gerekir. Ayrıca ENPY (Gerekli) değeri debiye bağlıdır ve bu değeri pompa eğrilerinden doğru olarak okuyabilmek için debiyi de bilmemiz gerekir. Bunun için hatta ya debimetre olmalıdır ya da pompanın çalıştığı Hm değerini doğruca hesaplayarak pompa eğrisinden debiyi doğru okuyabilmeliyiz . Bu konuda direk pompanın etiket değerlerinden hareket ederseniz yanlış hesap yapabilirsiniz. Pompa karşı basıncı hesaplanandan az bir hatta çalışıyorsa debi fazla olacağından ENPY(gerekli) değeri de artacaktır.
Alıntı
 
 
+1 #10 Mehmet Akif GÜL 15-01-2013 00:43
Daha önce de belirttiğim gibi pompa üzerindeki her ölçüm kestirimci bakım amacıyla kullanılabilir. Debi ölçümü ise oldukça önemli bir performans göstergesidir. Eğer pompa/motor çalışma şartları değişmediği halde (Hm, devir sayısı vb.) debi zamanla değişiyorsa/azalıyorsa, bu pompada bir problem olduğu anlamına gelir. Aşınma halkaları aşınıyor olabilir, çark üzerinde aşınma veya kırılmalar olabilir, pompada kavitasyon meydana geliyor olabilir.
Alıntı
 
 
+1 #9 Mehmet Akif GÜL 15-01-2013 00:39
Genel bir kural olarak pompada herşeyin yolunda anlamak için, pompa milinin elle kolayca döndürülmesi belirtilirse de bu biraz kendi pompanızı tanımanızla ilgilidir. Ataleti yüksek bir pompa milini elle çevirmek zor olabileckken, küçük bir pompa milli elle daha kolayca çevirlebilir (bir sıkışıklık varsa dahi) Pompanızın mili daha önce elle kolayca çevriliyorken, salmastrayı kaçağın fazla olmaması için daha da sıktığınızda daha zor dönüyorsa salmastra mile baskı yapıyor olablir, bu da milin veya mil burcunun zamanla salmastra tarafından aşındırılabilec eği anlamına gelebilir. Burada bence kesin bir ölçü yoktur (katalogda salmastra baskısı için maksimum tork belirtilmiyorsa ) kendi pompanızı tanımanızla ilgilidir. Salmastralar belli bir süre sonra özelliğini yitirecektir (salmastra özelliği, akışkan özelliğine bağlı), bu sebeple sızdırmazlığı sağlamak için fazla sıkmayın, değiştirin. Mekanik salmastralar titreşimlere, kaplin ayarsızlıkların a, mil sehimlerine karşı daha hassastır. Bu konuda sayısal değerler salmastranızın manuelinde yer alabilir.
Alıntı
 
 
+1 #8 Mehmet Akif GÜL 15-01-2013 00:31
Pompa/motorun değişik yerlerinden sıcaklık ölçümü o bölge üzerinde bir fikir verecektir. Motor sargı sıcaklığının ölçümü, motordaki herhangi bir mekanik/elektriksel problemi gösterebileceği gibi motorun aşırı akım çekmesinden de kaynaklanbilir. Rulman sıcaklığı ölçmek ise az yağlama/çok yağlama, yatak toleranslarının uygun olmaması gibi problemlerin teşhisine yarayabilir. Her noktadaki ölçümün kendine göre işaret ettiği bir olumsuzluk (Aşırı sıcaklık durumunda) vardır.
Alıntı
 
 
+1 #7 Mehmet Akif GÜL 15-01-2013 00:27
Topal ayak ölçümü yapılmadan kaplin ayarının anlamı azalır. Topal ayak, pompa/motor ayaklarından birisinin tam olarak oturmadığı şaseye oturmadığını belirtir. Lazerli kaplin ayar cihazları topal ayağı ölçebilmektedir (Hepsinde olmayabilir). Makinanın tüm ayaklarını sıkan cıvataları iyice sıkın, sonra gevşetin, iyice oturmayan ayak bu esnada oynayacaktır. Bu şekilde topal ayak olup olmadığını anlarsınız.
Alıntı
 
 
+1 #6 Mehmet Akif GÜL 15-01-2013 00:23
Titreşim değerleri rastgele alınmaz, pompa ve motor üzerinde rulman yatakları, kavitasyon ölçümü için gövde gibi belirli yerlerden alınır. daha önce de belirttiğim gibi titreşim ölçümünde esas titreşimin trendinin gözlenmesidir. bir frekansta zamanla (belki haftalar içerisinde) artan bir titreşim bir arızanın oluşmakta/büyümekte olduğunu söyler. Yoksa sağlıklı(!) bir makina da karakteristiğin e bağlı olarak büyük titreşimler üretebilir.
Alıntı
 
 
+1 #5 Mehmet Akif GÜL 15-01-2013 00:21
Güncel titreşim ölçüm cihazlarında titreşim değerlerinin işlenmiş hali olan fast fourier transform değerleri kullanılmaktadı r. mm/sn titreşim hızını ölçer ve benim kullandığım cihazda da titreşimin ölçülmesinde kullanılan değerdir. rpm/s biriminin ne olduğunu bilmiyorum. (rpm- rotation per minute- dakikadaki devir sayısı) yatay eksendedir ve titreşimin frekansının devir sayısının hangi katlarında olduğunu belirtir.Titreşimin büyüklüğü ile ilgisi yoktur. Titreşim bir dalgadır ve iki parametre ile ölçülür. Birisi frekans diğeri ise genliktir. Frekans titreşimin birim zamanda ne kadar tekrarlandığını n ölçüsüdür (tersi periyot- dalganın iki tepe noktası arasındaki süre) genlik ise dalganın şiddetini belirtir. Ancak bugün -sebebini benim de bilmediğim için söyleyemeyeceği m- fft gibi işlenmiş genlik değerleri mm/sn gibi büyüklüklerle ölçülmekte ve titreşim büyüklükleri bu değerlerle belirtilmektedi r.
Alıntı
 
 
+1 #4 Mehmet Akif GÜL 15-01-2013 00:13
Titreşimler makina yataklarının üzerindeki kuvvetlere gösterdiği tepkidir ve dikey kaplin ayarlarını bozması zorsa da yatay kaplin ayarlarını bozabilir. Bu tamamen pompa titreşim kuvvetleri ile pompa ataletine bağlıdır. Bazı pompalar değişik imalat parametreleri sebebiyle daha az titreşim üretirken bazı pompalarda titreşimler büyük olabilmektedir. Özellikle çalışma noktası da titreşim mikatrı üzerinde bir etkidir. Diğer taraftan kavtasyona maruz bir pompada da titreşim genliği fazla olacaktır.
Alıntı
 
 
+1 #3 Mehmet Akif GÜL 15-01-2013 00:10
Kaplin ayarında sıcaklık artışı ile malzemede oluşacak genleşmeler ve bunların kaplin ayarına etkisi sizin kendi pompanız üzerinde gözlemleyeceğin iz bir etkidir. Genleşmeler malzemeye göre, akışkan sıcaklığına göre değişecektir. Benim tavsiyem kaplin ayarının yapıldıktan sonra pompanın çalıştırılması, normal çalışma sıcaklığına getirildikten sonra kaplin ayarının tekrar ölçülerek bozulmanın miktarının ölçülmesidir. Lazerli kaplin ayar cihazlarında (Hepsinde olmayabilir) bu bozulma makinaya girilerek ayarda bozulma miktarının hesaba katılması sağlanabilmekte dir.
Alıntı
 
 
+1 #2 Mehmet Akif GÜL 15-01-2013 00:06
Aslında kestirimci bakım, arızanın oluşmaya başlaması aşamasında önlenmesi ve ikincil arızalara sebep olmaması için yapılacak bütün faaliyetleri kapsar. Ancak özelleşmiş adıyla bugün özellikle titreşim ölçüm cihazları kestirimci bakımın ana unsuru olarak öne çıkmıştır. Titreşim ölçümü pompanın titreşim seviyelerinin trendinin izlenerek makina sağlığı hakkında bilgi sahibi olunmasını amaçlar. Uzun yıllar boyunca yapılan araştırmalar sonucu her arızanın belirli frekanstaki titreşimlerde artışlara sebep olduğu gözlemlerine dayanır. Öğrenmesi zaman alır. Titreşim cihazı alıp, cihazın bize arıza hakkında bilgi vereceğini öngörmek çok yanlış olacaktır. Örneğin en basit gözlenebilecek arıza çark kanatlarından birisinde balans sorunu, devir sayısının tam katı frekanslarda bir titreşim artışına sebep olacaktır. Ancak bu artışı görebilmek için makinanın sağlam halindeki titreşim seviyesini bilip artışı gözlememiz gerekir. Bu frekanstaki bir artış bu arızanın arttığını bize haber verebilir. Ancak makina üzerinde çok değişik frekansta çok değişik titreşimler oluşacağından makinada ölçülecek titreşim bunların bir bileşkesi olacaktır. Yani titreşim ölçümü ile arıza bulmak çok emek ve tecrübe isteyen bir uygulamadır. Ancak plansız duruşların çok maliyetli üretim kayıplarına yol açtığı uygulamalarda çok önemli olabilir.
Alıntı
 

Yorum ekle

Makaleler için yorum ekleyebilirsiniz


Güvenlik kodu
Yenile

 

©Pompa Akademisi

Yasal Uyarı: Yayınlanan makalelerin tüm hakları Pompa Akademisi’ne aittir. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, alıntılanan makaleye aktif link verilerek kullanılabilir.

Ürün Tanıtımı

ModülTANK Sıvı Depolama Çözümleri

 

http://www.pompaakademisi.com/modultank_dosyalar/image001.jpg

ModülTANK her türlü sıvı depolama ihtiyacı için hızlı, ucuz ve taşınabilir seçenekler sunar.

 

Devamını oku...
 
Grundfos MP 204 Motor Koruma Ünitesi


 

Dalgıç pompalar çalıştığı ortam gereği diğer pompalara göre çok daha zor koşullar altında çalışmaktadır. Dalgıç pompalarda bir arızanın kullanıcıya olan maliyeti genellikle diğer pompalar ile kıyaslandığında çok yüksektir. Yine çalıştığı ortam gereği dalgıç pompaları ve motorlarını izlemek diğer kuru rotorlu pompalara göre hem daha zor hem de çok daha fazla önem arz etmektedir. Sorunsuz pompa kullanımı için pompayı izleyebilmek ve zamanında müdahale etmek problemlerin büyük bir kısmını çözmemizi ve bakım maliyetlerini minimize etmemizi sağlayacaktır.
Devamını oku...
 

Anketler

Santrifüj Pompa Satın Alırken Yerli Marka mı Yabancı Marka mı Tercih Ediyorsunuz?
 

Hocamız

Prof. Dr. Kirkor YALÇIN

Özgeçmişi

10.03.1939 tarihinde Kayseri ilinin Develi ilçesinde doğdu. İlk ve Ortaokulu Develi’de okudu. 1958 yılında Cağaloğlu İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdi. 1964 yılında İstanbul teknik Üniversite’si Makine Mühendisliği Fakültesi’nden Yüksek Mühendis olarak mezun oldu.

 

Devamını oku...

Facebook Share

Facebook'ta Paylaş

Eğitim Duyurusu

Reklam

Her Gün Bir Bilgi

Eksenel Akışlı Pompa

Pompa içerisindeki akışın tamamen eksenel olduğu, hızın radyal bileşeninin olmadığı pompalar. Akışkan mil eksenine paralel doğrultularda hareket eder. İngilizce kaynaklarda “propeller pump” olarak ta adlandırılır. Çünkü içerisinde çarktan ziyade bir fan vardır. Göreceli olarak yüksek debiler ve düşük basma yükseklikleri için kullanılır. Genellikle bir boru içerisindeki eksenel akışlı bir fandan meydana gelmiştir. Bazı türlerde çark üzerindeki kanat açıları değiştirilerek basınç/debi dengesi değiştirilebilir. Boyut olarak diğer pompalara göre çok küçüktürler. Kimya endüstrisinde büyük debilerde akışkanları hareketlendirmek için kullanılırlar. Genelde düşük basma yüksekliği olan ısıtma sistemi, nükleer tesislerde soğutma suyu sirkülasyonu gibi sirkülasyon uygulamalarında kullanılırlar.

Logo'nun Hikayesi

Pompa Akademisi Logosu, santrifüj pompaların salyangozunu andıran bir Fibonacci Spirali ve bu spirali birleştiren, çark kanatlarını andıran eğrilerden oluşmaktadır. Fibonacci Spirali, kenar uzunlukları Fibonacci Sayıları'na (1, 1, 2, 3, 5, 8...) eşit olan karelerin karşı köşelerinin birleştirilmesi ile oluşturulur.